Kendi isteğimle yine ona döndüğüme inanamıyordum ama başka çarem yoktu. Bitirdiğim bir okulum, çalışabileceğim bir işim ve en önemlisi de arkamda olan bir annem yoktu.
Eğer annem olsaydı diye başlayan öyle çok cümle var ki içimde. Ne olursa olsun şuan olduğum durumda olmayacağımdan emindim. Bir şekilde Selim'le yine evlenmiş olsam bile annem bebeğim hakkında babam gibi ahkam kesmez bana arkasını dönmezdi. Kolay mıydı canımdan bir parçadan vazgeçmek? O yaşama benim bedenimde tutunmaya çalışırken onun hayatını nasıl elinden alırdım? Buna ne hakkım vardı?
Ben verdiğim kararı içimde sorgularken abim yanıma geldi.
"Sen emin misin Leyla? Bak babamın ne dediği umrumda değil, ben sana da yeğenime de bakarım. Gitmek zorunda değilsin."
"Teşekkür ederim abi ama olmaz, onunla senin de başının belaya girmesini istemiyorum. Sen onu tanımıyorsun, onunla babamdan başka kimse baş edemez. Kaldı ki hamile olduğumu öğrendiği zaman kimse onu durduramaz. Ben bununla kendim başa çıkmak istiyorum." dediğimde babamın dedikleriyle bu şartlar altında aldığım kararın en iyisi olduğunu anladım.
"Boşuna nefesini tüketme Yağız! Gelsin kocası alsın. Ben sırf onun için kardeşini yabancı memlekette bırakıp geldim, ama artık bundan sonra ne yaparsa kendi kararı, biz yokuz!"
"Yapma Allah aşkına baba! Gemileri bu kadar kolay yakma. O senin kızın, kaldı ki o adamla evlenmesini sen istedin. Şimdi ona arkanı dönemezsin!"
"Benimle böyle konuşamazsın sen! Ben yaptığım hatanın farkına varıp düzeltmek için elimden geleni yaptım. Artık bundan sonrası Leyla'nın sorunu."
Abim "Senin düzeltmekten anladığın Leyla'yı kürtaja mı zorlamak baba! Sana inanamıyorum!" dediğinde babam 'seninle daha fazla tartışmayacağım' deyip evden çıkmıştı.
Akmak için gözlerime dolan yaşları güçlükle geri gönderdim. Ne yaparsa yapsın kahramanım olarak gördüğüm babamdan bu sözleri işitmek beni derinden sarsmıştı. Birinin beni anlamasına o kadar ihtiyacım vardı ki. Sanki herkes bana sağır gibiydi. Ne kadar anlıyorum yanındayım deselerde içten içe beni yargıladıklarını gözlerinden okuyabiliyordum.
"Ben senin yanındayım Leyla. İşimi burda kuracağım. Seni o adamla tek bırakmayacağım kardeşim."
"İyi ki varsın abi, iyi ki" deyip boynuna sarıldım. Küçüklüğümden beri uzakta olsa da her zaman varlığını hissettiren en büyük destekçime. Kapı çaldığı zaman birbirimizden ayrıldık. Büyük ihtimal Selim gelmişti. Ve ben aldığım karardan ne kadar emin olsam da gerilmekten kendimi alamıyordum. Bu sefer bile isteye onun yanına gidiyor olmak beni incitiyordu.
Kapıyı açtığımda gözleri ile bile beni ne kadar özlediğini haykıran bir Selim ile karşılaştım. Beni gördüğünde rahatlamış gibiydi. Görüşmediğimiz haftalarda zayıflamış gibi görünüyordu. Üstelik yüzünde yorgunluğun ve uykusuzluğun izlerini görmek mümkündü. Beni kendine çekip "Leyla'm, çok özledim" diye sıkı sıkı sarıldı. Bir yandan da saçlarımı öpüp kokusunu içine çekiyordu. Ben bu adamın beni bu kadar sevmesi için ne yapmıştım hiç bilmiyordum.
"İçeri gelsene" deyip kapının önündeki anlamsız seramoniye son verdim. Abim bizim yalnız konuşmamızı istemiş olacak ki odasına gitmişti.
İçeri girdiğimizde Selim yüzünde meraklı bir ifadeyle bana bakıyordu. O da biliyordu ki ben ona asla dönmezdim. Dönüşümün ardındaki sebeplerin cevaplarını yüzümde bulmaya çalışıyordu.
"Leyla sen ağladın mı? Neler oluyor? Baban mı bir şey yaptı?"
Bu kadar zeki olmasına sinir oluyordum, bu yüzden sorusuna cevap vermeyi es geçtim.
"Konuşmamız lazım Selim, benim sana bir şey söylemem lazım."
"Konuşalım Leyla'm ne söyleyeceksin?" dediğinde kelimeler ağzımdan bir türlü çıkmıyordu sanki. En iyisi bir çırpıda söylemekti.
"Selim ben hamileyim." dediğimde gözleri parladı.
"Hamilesin?" dediğinde emin olmaya çalışır şekilde bana bakıyordu. Başımı onaylar şekilde salladığımda beni kendine çekti. "Eminsin yani hamilesin. Peki iyi misin Leyla'm bulantın falan var mı? Ne kadarlıkmış?" diye soruları ardı ardına sıralamaya başladı sonra bu da yeterli gelmemiş olacak ki sıkı sıkı sarılıp. "Şükürler olsun, teşekkür ederim Leyla'm" dedi. Yüzüne baktığımda gözleri dolmuştu.
"İyiyim Selim merak etme, ne kadarlık olduğunu ben de bilmiyorum. Bulantım falan da olmuyor şimdilik."
"Birazdan gidip görelim Leyla'm bebeğimizi, ama sen beni aradın çağırdın, bebeğimi benden saklamadın, bu bize bir şans verdiğin anlamına mı geliyor?"
"Dürüst olmak gerekirse başka şartlar altında olsaydık seni bu bebekten asla sana söz etmezdim. Bu bebeğime bir şans verdiğim anlamına geliyor."
"Neden Leyla? Neden bana bu kadar katısın? Beni sevmen çok mu zor? Hem şimdi ikimizin de bir bebeği olacakken."
"Seni sevmem imkansız Selim. Sen bana irade hakkı tanımıyorsun ki. Benim senden başka bir seçeneğim olmasına asla izin vermedin. Olsa olsa artık seni kabullenirim ben Selim. O da bebeğim için."
"Buna da şükür Leyla'm buna da şükür. Bundan sonra ayrılık yok, kaçmak yok." dediğinde bu bir cümleden ziyade emin olmak için sorduğu bir soruydu. Varla yok arası çıkan sesimle "Yok" dedim. Elimden tutup ayağa kaldırdı.
"Hadi artık bebeğimizi görelim, ben Begüm'e haber vereyim sen de alacakların varsa al bir an önce çıkalım." dediğinde 'alacağım bir şey yok' deyip abime seslendim.
Abim Selim'e öldürecek gibi bakıyordu ama benim hatırıma bir şey yapmıyordu. Aynı bakışlar Selim'de de mevcuttu. İkisi de şuan birbirini parçalamaya hazır arslan gibiydiler.
"Bana bak Selim, gözüm üzerinde. Eğer kardeşimi üzersen karşında beni bulursun. Sürekli gelip kontrol edeceğim. Bir hatanda Leyla'yı bu sefer sonsuza kadar elinden alırım." dediğinde Selim hiç de bu sözlerden etkilenmiş gibi durmuyordu.
"Merak etme Yağız, karıma hepinizden iyi bakıyorum ben!"
"Belli ne kadar iyi baktığın." dediğinde müdahale etme gereği duydum. Bu konuşmalardan artık sıkılmıştım. Gitmeyi ben kendim istemiştim Selim de birinin lafı ile hareket edecek biri değildi zaten.
"Abi tamam, biz gidelim artık."
"Tamam Leyla kendine iyi bak, beni haberdar etmeyi unutma." dediğinde birbirimizle sarılıp vedalaştık. Selim bunda bile hırlar gibi ses çıkarmıştı. Ona baktığımda elleri yumruk halinde yüzü de alabildiğine gergindi. Onun bu hastalıklı hallerine alışık olduğumdan artık şaşırmıyordum.
Birlikte arabaya bindiğimizde hemen Begüm'ü arayıp geleceğimizi haber verdi. Selim'in aksine Begüm'ü severdim. Büyük bir kliniği vardı. Sanırım ordaki kadın doğum bölümüne muayene olacaktım.
Yolda giderken acayip heyecanlıydım. Selim de aynı heyecanı yaşıyor olacak ki sürekli bana bakıp gülümsüyordu. Bir gün bebeğim olacağını hiç böyle hayal etmemiştim. Sevdiğim adamla olmasını aldığımız bebek haberinin mutluluğumuzu taçlandırmasını isterdim. Kliniğin önüne geldiğimizde bu düşüncelerimden sıyrılıp arabadan indim. Selim de hemen yanıma gelip ellerimden tutmuştu. Yine de onun yanımda olmasından güç alıyordum.
İçeri girdiğimizde Begüm bizi bekliyordu. Gülerek yanımıza gelip bizi tebrik etti. Ben de içten bir şekilde ona teşekkür ettim. Birlikte kadın doğum uzmanının olduğu odaya geçtik. Doktor tabiki de kadındı. Bizi sıcak bir şekilde karşıladıktan sonra hamileliğim ile ilgili sorular sordu. Ben de sorularını cevapladım. Selim de ilgiyle beni dinliyordu. Hamile olduğumu hastaneye yattığımı öğrendiğinde yüzü kasıldı ama şimdilik soru sormadı. Çıktığımızda beni soru yağmuruna tutacağından emindim.
Bebeğimizi görme zamanımız geldiğinde yatağa yatıp karnımı açtım. Tuğçe hanım da karnıma jeli sürüp ultrason makinesini karnımda gezdirdi.
"Evet Leyla hanım bebeklerimiz burada"
İkimizde aynı anda "Bebekler mi?" dediğimizde Tuğçe hanım bize gülerek gerekli açıklamaları yapmaya devam etti.
"Evet Leyla hanım, çift yumurta ikizlerine hamilesiniz. Söylediklerinize ve bebeğin durumuna bakacak olursak yedi haftalık hamilesiniz, diğer bebeğiniz ise dört haftalık gözüküyor."
"Nasıl dört haftalık? Bu nasıl olur?"
"Çok nadir rastlanan bir durum olsa da karşılaştığımız bir şey Leyla hanım. Bazı durumlarda embriyonun döllenme süreci diğerinden daha geç olabiliyor. Endişelenmeyin lütfen. Bebekleriniz gayet sağlıklı. Tebrik ederim yeniden. Size düzenli bir beslenme listesi çıkaracağım, onlara uymanız bebekleriniz ve sizin için önemli." dediğinde söylediklerini hayal meyal duyuyordum. Benim algıladığım tek şey 'bebekler' di.
Selim'e baktığımda o da şaşkın bir şekilde monitöre bakıyordu.Sevmediğim kocamın iki tane çocuğuna hamileydim.
**Bölüm Sonu**
Yorumlar
Yorum Gönder